İlaç Takip Sistemi; ilacın üretim veya ithalatından başlayarak geçtiği her noktadan alınacak bildirimlerle, her ilaca verilecek bir numara (karekod) ile takibini sağlamak üzere kurulmuş bilgisayarlar, veritabanı, bu veri tabanını işleten bilgisayar yazılımları ve iletişim altyapılarını içeren; Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından tasarlanmış bir sistemdir. Ülkemizde ilaç güvenliğini artırmak ve ilaç sahteciliğine karşı durmak amacıyla bu sistemin kurulması planlanmıştır.
İlacın, üretildiği nokta ile son kullanıcıya ulaştığı satış noktası arasındaki hareketlerinin güvenlik altına alınması amacıyla tasarlanan ve Birliğimiz tarafından da bu amaçla desteklenen bir sistemdir. Özellikle, eczacılarımızın bilgisi dışında gerçekleşen ancak çok ciddi eczacı mağduriyetlerine yol açan sahte kupür ve buna bağlı sözleşme fesihlerinin önüne geçmek için Birliğimiz tarafından değerlendirmeye alınarak üzerinde titizlikle çalışılmıştır.
İlaç Takip Sistemi için olması gereken akış şeması, aşağıdaki şekilde tasarlanmıştır:

İlaç Takip Sistemi ile ilgili olarak sürdürülen çalışmalar kapsamında, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile çok sayıda toplantı ve görüşme yapılmış, Birliğimizin, sistemin hayata geçirilişi aşaması ile ilgili görüş ve düşünceleri yetkililere net bir biçimde sunulmuştur.
Konu hakkında, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’ne sunulan 12.06.2009 tarih 5845 sayılı yazımız ile, Birliğimiz tarafından İlaç Takip Sisteminin desteklenmesi ve sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesinin ön koşulları;
1. Tek Ekran: Reçete giriş ekranının, hem SGK provizyon sistemine hem de İlaç Takip Sistemine veri aktararak geri bildirim almasını mümkün kılacak şekilde oluşturulması,
2. Takas: Karekodlu ilaçların eczaneler arasında takas işleminin; acil durum, nöbet, reçete gibi şartlar aranmadan ve fatura kesme gibi eczane pratiğini sıkıntıya sokacak işlemlere gerek olmadan mümkün kılınması,
3. İade: İlacın depoya iadesinin gün sınırlaması aranmaksızın ve mevcut işleyişe ilave işlemler getirmeden mümkün olması,
4. Depolar: Ecza depolarının sistem kapsamından çıkarılmaması,
5. TEBEOS: Karekod sistemine uyumlu eczane işletim sisteminin (TEBEOS) Türk Eczacıları Birliği tarafından tüm eczanelere ücretsiz olarak dağıtımının tamamlanmış olması,
6. Verilerin Korunması: İTS bilgilerinin sadece Sağlık Bakanlığı tarafından ve ilaç takibi amacıyla kullanılması, mali verilerin gizliliği noktasında tam güvenliğin sağlanması ve hasta mahremiyetinin yasal koruma altına alınması,
7. Stok Düzeltme Hakkı: Süreç içerisinde, eczacının inisiyatifi dışında, fiili stok ile gerçek stok arasında meydana gelen farkların giderilmesi için, Birliğimizden alınacak görüşler doğrultusunda belirlenecek usuller çerçevesinde stok düzeltme hakkının sağlanması,
Olarak sunulmuştur.
Sistem altyapısının, uygulama yürütümünde eczacıya ve geri ödeme kurumlarına ek yük getirmeyecek bir şekilde düzenlenmesi sonrasında yürürlüğe alınmasının çok büyük önem taşıdığı, Birliğimiz tarafından tüm toplantı ve görüşmelerde vurgulanmış, bu süreçte, “İTS kapsamında karekod uygulamasına geçişe ilişkin Pilot Eczane Uygulaması Protokolü” tüm taraflarca imzalanarak 01.07.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anılan protokolde “…Pilot eczaneler dışındaki eczanelerin ve herhangi bir nedenle karekodlu ilaç temin edemeyen pilot eczanelerin reçete karşılama, faturalama ve bunların SGK tarafından geri ödemeleri yürürlükteki mevcut protokollere göre eskisi gibi sürdürülecektir. Pilot uygulama yeterince izlenip, sistemin yeterince sorunsuz işlediğine tarafların mutabakatı ile kanaat getirildikten sonra pilot uygulama sonlandırılacak, TEB tarafından Bakanlığın İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’ne 12/06/2009 tarih 36.B.01.005845 sayılı yazısı ile (Ek-2) bildirilmiş olan taleplere ilişkin Bakanlık ve TEB’in mutabakatını takiben yürürlükteki protokoller taraflarca revize edilerek tüm eczaneler için uygulama başlatılabilecektir” hükmü yer almaktadır.
Ancak, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 31.12.2009 tarih 2009/84 sayılı Genelge ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yayımlanan 29.01.2010 tarih 2010/11 sayılı Genelge ile, Birliğimiz tarafından sistemin ülke geneline yaygınlaştırılması ile ilgili ön koşulumuz olan taleplerimiz yerine getirilmeden ve Birliğimizin hiçbir şekilde mutabakatı olmadan, pilot uygulamanın sonlandırılarak İlaç Takip Sistemi uygulamasına geçişin gerçekleştirilmek istendiği görülmektedir.
Uygulamanın, Birliğimizin talepleri yerine getirilmeden ülke genelinde hayata geçirilmesi halinde yaşanacak sıkıntılar şu şekilde özetlenebilir:
Öncelikle, İlaç Takip Sistemi Uygulamaları, mevcut haliyle, eczane işleyişine ek bir yük getirecek ve ciddi bir zaman diliminin bu uygulamalar için ayrılması gerekecektir.
• Sosyal Güvenlik Kurumu Provizyon Sistemi’nin MEDULA’ya geçişi sonrasında, eczane yazılımından satış girilerek yazılımın web servisi ile hem Sosyal Güvenlik Kurumuna hem de İlaç Takip Sistemine bilgi göndermesi planlanmaktadır. Ancak mevcut koşullarda, MEDULA sistemine henüz geçilmemiş olup, satışların Sosyal Güvenlik Kurumu ekranından girilmesi, satış tamamlanınca eczane yazılımından bütün ürünlerin okutulup kaydedilerek uygun zamanda İTS’ye satış olarak bildirilmesi gerekmektedir. Kurum Provizyon sisteminin günümüz koşullarında ve mevcut kullanım şartlarında dahi rantabl çalışmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sisteme gelecek ek bildirim yükü ile birlikte provizyon alma süreçlerinin uzaması kaçınılmazdır.
• Ayrıca, Sağlık Bakanlığı İlaç Takip Sisteminden her bir kutu ilaç için ayrı ayrı alınması gereken onay da yine reçete onay işlemlerine eklenecek bir zaman dilimi anlamına gelmektedir. Kurum Provizyon sisteminin ve dolayısıyla şu anda ülkemizde uygulanan reçete onay sisteminin meslektaşlarımız adına ne denli bağlayıcı ve kısıtlayıcı olduğu gerçeğinden yola çıkarak: Her iki sistemin, ayrı ayrı ve bir arada senkronize bir şekilde çalışacağını ve tüm Türkiye genelinde 24.000 eczaneye kesintisiz hizmet verebileceğini varsaymak, bir bütün olarak başarısızlığın içine sürüklenmek anlamına gelecektir. Zira sistem, sadece Ankara’da, dokuz pilot eczaneye dahi hizmet verebilecek teknik donanıma ve yeterliliğe ulaşamamıştır. Tüm bunların yanında, 15 Ocak 2010 tarihi itibariyle Devlet Memurlarının da SGK kapsamına girdiği ve dolayısıyla Provizyon sistemine henüz sonuçları gerçek ortamda denenmemiş ekstra bir iş yükünün daha eklendiği göz ardı edilmemelidir.
Sistemin şu anki haliyle kullanımı, pratiklikten uzak olmakla beraber ekstra teknik bilgi gerektirmektedir. Eczacılık mesleği halk sağlığı açısından başlı başına çok ciddi sorumlulukları olan, bilimsel anlamda sürekli bilgi tazelenmesini gerektiren ve hastalarla birebir ilişki içinde olunduğundan iletişim becerileri gerektiren bir meslek dalıdır. Meslektaşlarımızın hastalarına sağlık hizmeti verecekleri zamanlarını, hiç sorumlulukları olmadığı halde bilgisayar programlarını a